adanaram.sitemynet.com
ADANA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ
ÇOCUK VE YALAN
TESTLER
KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİ
EĞİTİM YÖNETİMİ
öğrenci tanıma fişi
AİLE EĞİTİMİ
REHBERLİK
MADDE BAĞIMLILIĞI
TARİHÇEMİZ , MİSYONUMUZ VE VİZYONUMUZ
TARİHÇEMİZ , MİSYONUMUZ VE VİZYONUMUZ
ÖZEL EĞİTİM
DİĞER RAM'LAR
ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZ
TARİHÇE
PERSONEL
ETİK KURALLAR
ŞİİR KÖŞESİ
İletişim
ATATÜRK

REHBERLİK


0-6 YAŞ ÇOCUKLARIN BEDENSEL-ZİHİNSEL-RUHSAL-SOSYAL GELİŞİMLERİ

0-6 YAŞ ÇOCUK GELİŞİMİ



I. BÖLÜM

Bebeklik Dönemindeki Gelişim(0-2 yaş)

A-) Bedensel Gelişim

Bebeklerin doğumdaki büyüklükleri ve doğumdan sonraki büyüme hızları onların genel gelişimleri hakkında bilgi verir. Ortalama olarak erkek bebekler kızlara göre tüm beden oranları bakımından biraz daha büyüktürler .Bebeğin beden oranlarında görülen değişmeler özellikle birinci yılın ikinci yarısında hızlanır. Doğumdan itibaren incelendiğinde başın en hızlı gelişen organ olduğu görülür.

Doğumdan bir yaşına kadar gövde en hızlı büyüyen alanı oluştururken bacaklardaki hızlı büyümenin bir yaşla ergenlik arasında gerçekleştiği görülür

Doğuma ortalama ağırlık 3402 gramdır. Doğumdan rastlanabilen en düşük ağırlık 2268 gram en yüksek ağırlık ise 6350 gramdır.Yeni doğanın doğumun ilk günü ya da bunu izleyen iki günde ağırlığının yüzde onu oranında kilo kaybetmesi beklenir. Bebeğin kiloyu onuncu gün dolaylarında yeniden kazandığı görülür. Ağırlık gelişiminin çocuktan çocuğa farklılaştığı dikkati çeker. ilk üç ay içerisinde bebeklerin ortalama olarak haftada 170 gram almaları beklenir.

İskelet Gelişimi

Yeni doğan 48-50 cm boyundadır. 1-3 yaş arasında boyda ortalama 20,5 cm lik ağırlıkta 4,7 kg lık bir artış gözlenir. Bundan sonra büyüme daha da yavaşalar.3-6 yaşları arasında çocuk yılda 7-8 cm’lik ağırlıkta 2,2 kg lık bir artış gözlenir.

Yeni doğanın iskelet yapısı önceleri yumuşak kıkırdaktan oluşmaktadır.Kemikleşme olgusu doğum öncesi evreden başlayıp gelişim boyunca süre gelir.Bebeklerin iskelet yapıları büyük çapta kemikleşmemiş olduğundan yumuşaktır ve kolayca bükülebilir.Bu nedenle basınca karşı daha dirençlidirler.

Kas Gelişimi

Yeni doğan kız olsun erkek olsun beden büyüklüğü ile orantılı olarak kas liflerine sahiptir. Erkek bebekleri kas doku oranı kız bebeklerinden daha fazladır.



TEMEL FİZYOLOJIK GEREKSİNMELER

Beslenme Gereksinimi

Yeni doğan bebekler ortama olarak günde 7 yada sekiz kez beslenirler. Dördüncü haftadan itibaren bu sayının beş altıya indiği görülür. Çocuğun bir defada çok sütle emzirilmesi gerekmez .Belki en doğrusu azar azar emzirmektir. Bir defada çok sütle emzirilmesi belki de onun midesinde gaz yapabilir. İki yıl süreyle çocuğun emzirilmesi de gereklidir.

Uyku Gereksinimi

Çocuğun temel fizyolojik gereksinmelerinin başında sayılan uyku çocuğun etkin katkısını gerektirir. Yeni doğan bebekler günde ortalama 16-18 saat uyuyarak zamanlarının %80’ini uykuda geçirirlerken bir yaş bebeklerinde bu süre %50 ye düşmektedir.

B-) Bilişsel gelişim

Dünyayı algılama ve anlamaya dönük zihinsel süreç ve etkinliklerdeki gelişmeye bilişsel gelişim denilmektedir. Piaget’e göre dönem kavramı yaşa bağlı olarak zihinsel gelişimin doğasında ve yapısında ortaya çıkan niteliksel değişikliklerdir.

Piaget’in Bilişsel Gelişim Açıklaması:

Piaget’e göre çocukların tamamen kendilerine has zihinsel işleyişleri ve bakış açıları vardır. Yaptığı gözlemler sırasında küçük çocukların çoğunun yürüdüklerinde güneşin yada ayın kendilerini izlediğine..... hareket eden her şeyin canlı olduğuna, düşlerindeki kahramanların gece uyurlarken pencereden içeri girdiklerine inandıklarını keşfetti. Binet zeka testlerinde aynı yaşlardaki çocukların sorulara aynı türden cevaplar verdiklerini gözlemlemesi Piaget’e bilişsel gelişimin yaş düzeyine bağlı olarak farklı özellikler taşıdığını düşündürmüştür.

Piaget Zekayı;

Özel bir biyolojik uyum biçimi

Tüm zihinsel yapının yöneldiği bir denge durumu

Canlı ve etkin Bir işlemler sistemi olarak kavramlaştırmıştır.

Piaget kuramsal ve deneysel çalışmalarında zekanın içeriğinden çok yapılarını ve işlevlerini incelemeyi yeğlemiştir. Bir taraftan kalıtsal faktörler sinir sistemi ve duyu organlarının biyolojik yapısı diğer taraftan bireyin karşı karşıya kaldığı çevreden gelen uyarıcılar zeka gelişimini etkiler. Piaget yaşamın yaklaşık ilk iki yılını duyusal- motor dönem olarak adlandırmıştır. Bu dönemde sembolik düşünce gelişmediği için bebeğin zihinsel etkinlikleri duyusal uyarıcılar refleksler ve basit hareketlerle sınırlanmıştır.Örnek:Gözle tarama ısırma tutma emme gibi.

Duyusal- motor öğrenmedeki düzenli gelişim sırası ilk olarak duyuların kullanılması le başlar. Bunun ardından altıncı aydan itibaren motor yetenekler daha sonra yani ikinci yılda ise bu birincil yeteneklerin koordinasyonu başlar. Bebek bu dönemin sonunda duyusal-motor yolla karmaşık olamayan zihinsel faaliyette bulunabilir.

Yeni doğanın en önemli aşamasını ilk 7-8 gün oluşturur.Bebek görebilir işitebilir, koklayabilir,tat alabilir, acıya duyarlıdır. Dokunma ve yerinin değiştirilmesi durumlarına karşı hassastır. Yeni doğanın davranışları dikkate değer bir düzeyde gelişmiştir, çeşitli refleksleri vardır. Bunlardan en önemlileri yaşamın devamı için gerekli olan emme ve yakalama refleksleridir.

Duyusal-motor dönemde zamanla ilk hareketlerle onu izleyen sonucun tek bir eylem haline dönüştüğü görülür. Çocuk bazı hareketleri kendi arzusuyla durdurmayıp yineleme girişiminde bulunur.Piaget bu döneme “döner tepki” adını verir. Döner tepkinin temelinde hareketi sürdürme amacı yatmaktadır.

Piaget dönemin ilk yılında dairesel hareketlerin zihinsel gelişim üzerindeki önemini vurgulamıştır. Birinci yılın sonlarına doğru bebeklerde taklit davranışı ortaya çıkmaktadır. Bebek duyusal-motor dönemin başlarında uyarıcıyı görüş alanının dışına çıkana kadar izleyip sonra bırakmaktadır. Zihinsel yapılar oluştukça bir nesne görüş alanının dışına çıksa da bebekler nesneyi zihinsel olarak temsil edememektedir. Nesne devamlılığı kavramının ilk belirtileri 8-12 aylar arasında ortaya çıkmakta 18 ay içerisinde gelişmektedir.

Duyusal -motor döneminin son aşamasında çocuk keşfetmenin yanında icat etmeye zihinsel kombinasyonlar yoluyla yeni araçlar üretmeye başlar.arık duyu hareket yöntemi yerine zihinsel kombinasyonları kullanmaya böylelikle problemlere ivedi çözümler aramaya koyulur. Dış dünyaya imaj anı ve semboller yoluyla zihinsel bir biçimde kendini sunmaya başlar.

Bu dönemde Piaget’e göre dikkat edilmesi gereken çok önemli noktalar vardır:

1-Yaş normları kesin değildir, çocuktan çocuğa değişebilir. Çünkü çocuğun içinde çevre, fiziksel gelişme hızı farklılıklar yaratır.

2- Bireysel farklılıklara rağmen evrelerin sırası değişmez .

3- Gelişim tedricidir.Bir evrenin bitimine yakın diğer evre başlamış olabilir.Evreler bitişiklik gösterirler kesin bir çizgi ile ayrılmazlar. Ayrıca bir sonraki evrenin belirtileri başladığında bir önceki evrede gelişmiş olan özellikler kaybolmaz.

C-) Duygusal Gelişim

Yeni doğmuş bebekteki heyecan ve davranışı farklılaşmamıştır. Genel heyecanlanma haz veren ve vermeyen uyarımlara yapılan basit tepkiler şeklinde gruplandırılabilir. Haz vermeyen uyarımlara karşı bebeğin tepkisi beden pozisyonunu değiştirmek yada ansızın bağırarak ağlamak biçiminde olabilir.

Gülme ve Gülümseme

Bebeklerin bir yaşına basmalarından önceki ifadeleri yetişkinler tarafından tanınabilir ve duygusal tepkileri giderek zenginleşir. Doğumdan sonraki haftalarda çocuğun duygusal yaşamında belirgin farklılıklar göze çarpmaktadır. Bu dönemde bebek açık bir ilgi ile çevresini gözlemlemeye ve keşfetmeye başlar. Çocuğun yüzleri seçerek dikkat etmesi bazılarına ilgi göstermemesi ondaki duygusal ifadenin ilk belirtileri sayılabilir. Çocuklar büyüdükçe tepkilerin giderek daha az yaygın ama daha çok farklılaşmış türden olmaya başladığı görülür.

Freud ve Erikson’a göre Duygusal Gelişim

Freud doğumdan yedi yaşına kadar olan dönemde duygusal açıdan üç temel gelişim evresi olduğunu söyler . Bunlardan oral evre 0-18 aylar arası, anal evre 1,5-3 yaşlar arası, fallik evre 3-7 yaşları arasında görülür.

Oral dönemde başlıca haz kaynağı ağızdan besin almaktır.Besin alırken önce dudaklar ve ağız boşluğu uyarılır sonra yutulur eğer besin maddesinden hoşlanılmazsa dışarıya tükürülür. Oral dönem bebeğin annesine en bağımlı olduğu ve onun bakımına en çok gereksinim duyduğu dönemdir.

Anal dönem de besin maddesi sindirildikten sonra artıkları barsağın son bölgesinde birikir ve anüs kasları üzerinde belirli güçte bir basınç yaptığında dışarıya atılır. Dışkının boşalması rahatsızlığa son verir ve bir refahlama duygusu yaratır.

Fallik dönem cinsel organların işlevlerine ilişkin cinsel ve saldırgan içerikli duygular önem kazanır. Oedipus karmaşası farklı cinsten olan ebeveyne karşı cinsel duyguların aynı cinsten olana karşı ise düşmanca duyguların oluşması ile belirlenir. 3-5 yaş arasındaki çocuğun davranışları oedipus karmaşasının etkisi altındadır. Beşinci yaşatan sonra bu etki ortadan kalkar yada bastırılarak yaşam boyu kişiliği etkileyen bir güç olarak kalır.

Erikson’a göre insan yavrusunun yetişkin oluncaya dek gelişmenin psikososyal görevlerini çözümlemesi gerekir.Gelişim bireyin tüm yaşamına yayılır.

D-) Sosyal Gelişim

Sosyalleşme bebeğin üç ay dolaylarında insanla objeler arasındaki farkı görerek değişik tepkiler göstermesiyle başlar. Üçüncü ayın başından itibaren sosyal davranış egemen olur.Bebek artık başkalarıyla birlikte iken mutlu yalnız başına kaldığı zaman mutsuz ve huzursuz olmaya başlar. Diğer bebekleri fark etme onlara gülme ve ağladıklarında onlara ilgi gösterme 4-5 aylıkken başlar.

Bakma ve dokunma şeklinde başlayan arkadaşlık ilişkileri altıncı aydan itibaren giderek daha saldırgan bir biçim almaya başlar.9. ve 13. aylar arasındaki sosyal davranış belirtileri içinde,diğerlerinin ses ve davranışlarını taklit etme ve oyuncaklarla birlikte oynama sayılabilir. 8-9 aylık olduğunda çocuk başkalarında gözlediği konuşma seslerini, basit davranışları ve jestleri taklit etmeye çabalar.10 ve 12. aylar arasında,aynadaki kendi görüntüsüyle oynar ve görüntüsünü sanki başka bir insanmış gibi öper.


1 yaşına kadar çocuk diğer insanlara, özellikle annesine bağımlıdır.1 yaşına geldiğinde,çevresini yalnız başına keşfedebildiği halde,çocuk bu dönemde güven temeline dayalı anne desteğine gereksinim duyar.

Yaşamın ikinci yılındaki hızlı gelişim,çocuğu birçok açıdan bağımsız hale getirir.motor yeteneklerle, dil becerisinin kazanılmasının,çocuğun bu bağımsızlığında etkisi büyüktür.bu evrede çocuk, her gün biraz daha bağımsızlığından haberdar olmaya başlar.

İkinci yılın son yarısından itibaren nesneler,sosyal ilişkinin bir aracı olarak görülür.bütün bu ilişkiler sonucunda bir takım sosyal tepkiler gelişmeye başlar;taklit,utanma,fiziksel ve sosyal bağımlılık otoritenin kabulü, rekabet, ilgi çekme arzusu,sosyal işbirliği gibi

İki Yaş çocuğu yetişkinlerle birlikte basit faaliyetlerde bulunabilir. Böylece edilgen bir eleman olmaktan kurtulup aile faaliyetlerine katılan ve sosyal ilişki kurabilen etkin bir üyeye dönüşür.



2. BÖLÜM

İlk Çocuklukta Gelişim(2-6 yaş)

A-Bedensel Gelişim

İlk iki yılda hızlı bir artış gösteren boy uzaması giderek daha yavaş fakat sürekli bir artış gösterir. İlk yılda 20-25 cm olan boy artışı ikinci ve üçüncü yılda on santimetre 4 ve 5 yılda 5-6 cm ye düşer; altıncı ve yedinci yıllarda on cm lik bir artışla hızlanmış gibi görünmesine karşın ergenliğe kadar ani bir artış kaydedilmez.

Doğuşta ortalama 3,5 kg olan ağırlık iki yılda ortalama üç katına ulaşır. İkinci yıl 3-3,5 kg’lık bir artma göstererek çocuğun ağırlığı 12 kg dolaylarına varır bu artış oranı iki yaşından sonra git gide yavaşlayarak üç yaşında 2-3 kg ; 4-5 yaşlarında 1,5-2 kg dır.Kilo da artış, boy uzamasına benzer bir artış gösterir.

İlk diş genellikle çocuk 6 yada 7 aylıkken çıkar ve on iki tane olan süt dişleri 4 yaşlarına doğru tamamlanır. Normal olarak ta 6 yaşına doğru dişlerin değişmesi başlar ve ergenliğe kadar dişlerin sayısı oldukça düzenli olarak bir yıldan öbürüne artar.

B-Bilişsel Gelişim

Bu evrede çocuk dile ve sembolik düşünme yeteneğine sahiptir. Artık o eylemdeki başarısının yanında imaj ve sembollere de yer verir.3 ve 4 yaş civarında çocuklar büyük ölçüde dış dünyayı zihni semboller halinde tasarımlayabilecek güçtedirler, yetişkin ve yaşıtları ile serbestçe etkileşimde bulunabilirler anca bu etkileşim ben merkezlidir. Mantıksal düşünme işlemi bu dönemde gelişmemiştir. Bu dönemde çocuklar, nesnelerin görünüşünün etkisi altındadırlar. Henüz korunum için gerekli zihinsel kavrama sürecinden yoksundurlar. Korunum ilkesini kazanmış bir birey, herhangi bir nesnenin şeklinin değişmesinin etkisi altında kalmaksızın onun aynı kaldığını anlayabilir.

İşlem öncesi evrede çocuk, nesneleri başka şeylerin simgesi gibi kullanmaya başlar. Örneğin bir değneğe binip at diye dolaşabilir.Bu aşama somut işlemler için bir hazırlık evresi olup duyusal-motor yapılardan operasyonel düşünceye geçiş dönemini oluşturur. Bu evrede çocuk gözle görülebilecek bir yerde bulunmayan bir nesneyi veya insanı temsil eden bir kelime veya sembol geliştirir. Zihinsel semboller geliştirir.

İşlem öncesi dönemin başlarında bir şeyin yerine bir başkasını sunma yeteneği gelişir.Bu dönemde özellikle dilin gelişimi ile birlikte düşüncede yaygınlık ve hız görülür. Bu yetenek çocuğun dili kullanmasını yorum yapabilmesini, resim çizebilmesini oyunlarında sembolik ve inşa oyunlarına doğru yaygınlaşabilmeyi daha sonra okuyabilmesini ve yazabilmesini olanaklı kılar.

Bu evrede çocukların büyük bir bölümü ayrı orantıları dikkate almadan genel olarak algılar ve ilişkisiz obje ve kavramları bütünleştirirler. Çocuk her şey arasında her türlü ilişki kurabilir.Yine bu dönemde çocuk parçayla bütünü aynı zamanda düşünememektedir. Bu dönemde çocuklar hala zihinsel kıyaslama yapamazlar. Zihinsel düzeyde temsil edebilme, kavram kullanabilme mümkün olmamakta, onun yerini ani algılamalar almaktadır.

Bu dönemde çocukların düşüncesi hala ben merkezcidir; öznel olanla nesnel olanı ayıramazlar. Bunun sonucu olarak da doğal olayların insanlar tarafından kontrol edildiklerine inanırlar.

C- Duygusal Gelişim

Korku

Korkuyu oluşturan bütün uyarımlardaki orta özellik ani ve birden bire oluş, bunu sonunda da çocuğun yeni duruma uyum gösterememesidir. Çocuğun içinde bulunduğu koşullar heyecanı etkileyen diğer faktörleri oluştururlar.Üç yaşından sonra heyecanların giderek kontrol altına alındığı dikkati çeker.

Kıskançlık

Kıskançlığın nedeni ve ifade biçimi büyük ölçüde psiko sosyal etkileşim ortamı ile çocuğa yöneltilen uyarımlara bağlıdır. Kıskançlığı oluşturan ortam çoğu kez toplumsal kaynaklı olup özellikle çocuğun sevdiği kişileri içerir. Kıskançlık nedeni ile çocukta görülebilecek alt ıslatma, tırnak yeme, parmak emme gibi gerileme belirtileri onun ruh sağlığını büyük ölçüde etkiler

Öfke

Öfke tepkileri ilk çocukluk döneminde kısa sürer, Yapılan incelemelere göre ilk sekiz yıl içinde bu tepkilerin süresi beş dakikayı geçmez.

Anksiyete(Endişe)

Sorunun ne olduğunu bilmeksizin duyulan belirsiz bir korku olarak tanımlanabilen anksiyete erişkin ve çocuklarda çeşitli biçimlerde görülen gerginlik, sinirlilik kısaca hoş olmayan bir duygusal durumdur. Özellikle okul öncesi durumda anksiyete neden olan etkenlere sık rastlanır.

SAVUNMA MEKANİZMALARI

Savuma özellikle anksiyetenin etkisini azaltmak üzere öğrenilmiş tepki biçimi olarak tanımlanabilir.

İçe Çekilme Davranışı

Okul öncesi dönemdeki çocuk genellikle korkutulduğu ortamlarda sık sık bu savunma yolunu seçer yabancı bir odaya girdiğinde çocuk ondan gözlerini kaçırır, odadan kaçar

Gerileme

Bir ruhsal çatışma önüne geçilemeyecek ve bireyin uyumunu tümüyle bozacak bir düzeye ulaşırsa birey kolaylıkla uyum gösterebileceği ilkel davranış örneklerine dönebilir. Gerilemede çocuk o andaki artmakta olan endişe hali nedeniyle kendi içene çekilme girişiminde bulunmaktadır.

İnkar

Eğer kişi tehlikeyle baş edemez ya da ondan kaçınmazsa kullanılabilecek tek yol bu tehlikeyi yok saymak olur.inkar anksiyetenin çoğaldığı durumda görülür.

Bastırma

Bilincin kabul edemeyeceği bir takım arzuların bilinç altına itilmesi olayı bastırma biçiminde bir savunma mekanizmasıdır. Başka bir deyişle bastırma herhangi bir şey hakkında düşünmeyi ret etmedir.

Yansıtma

Bir bireyin istenmeyen herhangi bir düşünce ya da eylemi saldırgan arzu, nefret veya suçluluk gibi bilinç altı duygularını bir başaksına yansıtması durumudur.

Sosyal Gelişim

İki yaş çocuğu aile dışındaki bireylerle ilişki kurmaya ve kendi akranlarıyla olan beraberlikten zevk almaya başlar. Okul öncesi kurumlarının en önemli yararlarından biri bu kurumların çocuklara uzman elemanların rehberliğinde sosyal deneyim fırsatlarını hazırlamaları ve çocukların sorunlarını çeşitli tekniklerle ortay koyarak bunlara çözüm aramalarıdır.

Çocukların yetişkinlerden çok kendi yaşıtlarıyla beraber olma isteklerinin her geçen yıl giderek arttığı gözlenmektedir. 2 yaşına kadar çocuklar yanlış oynarlar 3-4 yaşlarında gurup halinde oynamaya oynarken birbirleriyle konuşmaya ve grup içinde oynamak istediklerini seçmeye başlarlar. 5 yaşındaki çocuk yeteneklerinden en iyi biçimde yararlanmak ister hak ettiği sorumluluk ve ödevlere biraz sahip olmaktan hoşlanır. 5 yaş çocuğu yaşadığı kültür çevresine uyum göstermesini başarılı bir kontrolle gerçekleştiren çocuktur.




Dünyadaki insanların en mutlusu en az bencil olanıdır. Korkunç bir hastalığı yok etmeye çalışan bilim adamı, bilgisizlikle savaşan öğretmen, kendisini barışa çağıran devlet adamı, hak ve adalet için mücadele veren hukukçu, çocuklarına ahlâk değerlerini öğreten anne baba... Yalnızca büyük bir dava uğruna kendi dar çerçevesinin dışında yaşayan bir kişi, derin bir mutluluğa kavuşur. (Frederick Mayer)

PSIKOLOJIK DANISMANLIK VE REHBERLIK NEDIR?

Hızla değişen dünyamızda, meydana gelen bilimsel ve teknolojik yenilikler, toplumsal yasamı da daha karmaşık ve içinden çıkılmaz bir hale getirmiştir. Bunun sonucunda, yeni neslin en iyi yetiştirilmesi, yeteneklerinin israf edilmemesi, hızla değişen dünyaya ve karmaşık toplum yapısına uyumunun en iyi şekilde sağlanması zorunlu hale gelmiştir. Bunun sonucunda PDR hizmetlerinin önemi kavranmış ve tüm dünyada yayılma hızını artırmıştır.
Rehberlik öğrenci kişilik hizmetleri bünyesinde düşünülen ve bireyin, yaşamının çeşitli aşamalarında, gelişimine ve uyumuna etki eden faktörlerin bilinmesi ve onun yerinde kararlar veren dengeli bir kişi olması amacını güden hizmetler bütünüdür. Rehberlik kavram ve bir hizmet olarak bireyin gelişimine, bugünkü ve gelecekteki toplumun uyumuna yönelmiştir.
PDR kuskusuz bir psikolojik yardim hizmetidir. Prof. Dr. Muharrem KEPÇEOGLU

REHBERLİK VE ARAŞTIRMA
MERKEZİ MÜDÜRLÜĞÜ

R E H B E R L İ K

Hazırlayan
İrfan GÖKSU

1- REHBERLİĞİN TANIMI
Rehberlik bireyin bir bütün halinde gelişmesine yardım işini anlatan bir terimdir. En geniş anlamda rehberlik; problemlerini çözme, bağımsız hale getirme,yeteneklerini açığa çıkarma ve geliştirme, gerçekçe karar vermeme tercihler yapmasını, çevresiyle sağlıklı ve dengeli ilişkiler kurması ve sonuçta kendisini gerçekleştirmesi için bireylere yapılan sistemli ve profesyonel yardımlar sürecidir.
2- REHBERLİĞİN AMAÇLARI
Rehberliğin amacı bireyin kendi olanakları içinde, fizyolojik, psikolojik, sosyolojik kültürel..v.b özelliklerini dikkate alarak, kendisini gerçekleştirmesini sağlıklı, mutlu ve başarılı bir yaşam sürmesini sağlamaktır.
Rehberliğin amaçlarını belirgin ve liste halinde şu şekilde de sıralayabiliriz.
- Bireyin kendi kendisini tanımasına ve anlamasına yardım etmek.
- Ailesi ve çevresiyle sağlıklı ve dengeli ilişkiler kurmasına yardım etmek.
- Problemlerinin çözümü için seçenek oluşturmak, problem çözme anlayış ve becerisini kazandırmak.
- Başkalarına bağımlı ve, başkaları tarafından yöneltilen, başkaları için yaşayan kişilik özellikleri yerine,bağımsız, kendi hayatına kendisi yönlendiren özgün kişilik özellikleri kazandırmak.
- Bireyin kişisel ve toplumsal özelliklerinin gelişmesine yardım etmek.
- İlgi istidat ve yeteneklerini açığa çıkarmak, geliştirmek.
- Karar verme ve tercih yapma bilgi ve becerisini kazandırmak.
- Bireyin zararlı tutum ve alışkanlıklardan korunmasına yardımcı olmak.
- Bireye iş ve meslek imkanları konusunda bilgi vermek,yetenekleri doğrultusunda tercihler yapmasını sağlamak.
- Bireye kendisini sürekli olarak geliştirmesi gücü ve anlayışını kazandırmak.
- Verimli ders çalışma ve iş yollarını öğretmek.
- Bireyin fiziksel, duygusal sosyal sağlığını koruma yollarını öğretmek.
- Boş zaman etkinliklerini öğretmek.
- Toplumsal sorunları kavramak ve gerekli hoşgörüye sahip olarak başkalarıyla birlikte yaşayabilmesi özelliklerini kazandırmak.
- Okul ve çevreye uyumlarını sağlamaya yönelik tanıtım yapmak.
- Yaşam felsefesi,ahlaki ve toplumsal değerler dizgesi geliştirmek.
3- REHBERLİĞİN TEMEL İLKELERİ
Rehberliğin temel ilkesi denildiğinde, rehberlik çalışmalarında ortak olarak kullanılan, temel alınan,çalışmalarda göz önüne alınması zorunlu olan ilkelerdir. Rehberlik hizmetlerinin başarılı olabilmesi için bir takım ilkelere uygun olarak yapılmasına bağlıdır.
Bu ilkelerden bir kısmını şu şekilde özetleyebiliriz.
- Rehberlik organize edilmiş bir etkinliktir. Belirli bir amacı, programı yöntem-teknik ve uzman personelle yapılabilir.
- Rehberlik hizmetleri okul, aile ve çevredeki herkesi ilgilendirir. Okul aile ve çevre işbirliği olmadan rehberlik hizmetlerinde umulan sonuçlar alınamaz.
- Rehberlik etkinlikleri okulun eğitim düzeyi, yapısı öğrencilerin gelişim düzeylerini ve imkanlarına göre değişebilir.
- Rehberlik iş birliği içinde çalışmayı gerektirir.
- Rehberlik eğitim etkinliklerinin gelişimde de önemli rolü vardır.
- Rehberlik birinci derecede bireyin gelişimiyle ilgilidir.
- Rehberlik bireyin kendi kendisini tanıması,kabullenmesi sürecini içerir.
- Rehberlik dıştan zorlamayla değil, gönüllü işbirliği ve katılımı gerektirir.
- Rehberlik bireylerin gereksinimleri doğrultusunda ve yardıma ihtiyaç duyulduğu konularda sunulur.
- Rehberlik bilimsel ve profesyonel yardımları içerir.
Rehberlik bir süreçtir. Bir anda olup biten bir yardım olmayıp, ihtiyaç duyulduğu her zaman verilebilir.
4- REHBERLİĞİN TEMEL İŞLEVLERİ (FONKSİYONLARI)
1-Uyum sağlayıcı fonksiyonu; Özellikle okulların ilk sınıflarında bulunan öğrencilerin fiziki, sosyal, psikolojik, eğitim ve akademik yapılara uyum sağlaması için yapılan çalışmaları içerir.
2-Yöneltici fonksiyonu; Okul içi eğitsel, mesleki, boş zaman değerlendirme, sosyal ve kültürel kollara ilgi ve özellikleri dikkate alınarak yapılan çalışmalardır.
3-Ayrıca fonksiyonu; Çeşitle durumlara bağlı olarak sınıf içinde uyum sağlamayanların programları aksatmaması için yapılan ayrıştırılması işlemleridir. (özel sınıf)
4-Önleyici fonksiyonu; Duygusal gerginliklerin, zararlı alışkanlıkların uyumsuzlukların ortaya çıkmaması için yapılan çalışmalardır.
5-İyileştirici fonksiyonu; uyumsuz ve çeşitli sapmaların düzeltilmesine yönelik çalışmalarıdır.
6-Geliştirici fonksiyon; Bireylerin kendilerini tanımaları, yeteneklerini kullanmaları, ilgi ve özelliklerini tatmin etmeleri ve geliştirmeleri için ortam hazırlama çalışmalarıdır.
7-Aydınlatıcı fonksiyonu; Öğrenciler için okul içi ve okul dışı eğitsel, kişisel ve mesleki imkanlar konusunda aydınlatılması, okulda yapılan çalışmaların tanıtılmasına yönelik çalışmalardır.
8-Bütünleştirici fonksiyonu; Gerek öğrenciyle ilgili çalışmalarda okul aile ve çevre işbirliğini sağlama, gerekse öğrencilerin sosyal bütünleşmelerine dönük çalışmaları kapsamaktadır.

5- REHBERLİĞİN ÇEŞİTLERİ
Rehberlik hizmetlerini çeşitlere ayırarak incelemek, sistemli bir yaklaşım olması bakımından yararlıdır. Fakat rehberliğin amaç ve ilkelerine yaklaşımda bir değişikliğe neden olmaz.
1- Birey sayısına göre rehberlik çeşitleri;
a)- Bireysel rehberlik
b)- Gurup rehberliği
2- Eğitim uygulamaları düzeylerine göre;
a)- İlkokullarda rehberlik
b)- Orta okullarda rehberlik
c)- Lisedeki rehberlik
d)- Üniversitelerde rehberlik
e)- Yaygın eğitim kurumlarında rehberlik
3- Rehberliğin temel işlevlerine göre rehberlik çeşitleri;
a)- Uyum sağlayıcı rehberlik
b)- Yönlendirici rehberlik
c)- Ayarlayıcı rehberlik
4- Sorun alanlarına göre rehberlik;
a)- Eğitsel sorunlarla ilgili rehberlik
b)- Mesleki sorunlarla ilgili rehberlik
c)- Kişisel sorunlarla ilgili rehberlik
5- Kurum türlerine göre rehberlik;
a)- Eğitim kurumlarında rehberlik
b)- Sağlık kurumlarında rehberlik
c)- Sosyal yardım ve hayır kurumlarında rehberlik
d)- Adli kurumlarda rehberlik


6-REHBERLİĞİ GEREKLİ KILAN NEDENLER
Rehberlik hizmetleri eğitim-öğretim hizmetlerinin tamamlayıcı, geliştirici verimini arttırıcı özelliklerine sahip olduğundan, eğitim sisteminin ayrılmaz bir parçasıdır. Çünkü rehberlik hizmetleri, öğrencileri tanıma ve kendi kendilerini tanımalarına olanak sağlar, öğrencileri tanıma ve kendi kendilerini tanımalarına olanak sağlar, öğrencilerin ilgi istidat ve yetenekleri doğrultusunda yönelmelerine, bu özelliklerinin gelişmesine yardım eder.
Okul ve okul dışı şartlara uyumları ve tanımalarına yardımcı olur. Onların her türlü problemlerinin çözümüne yardım etme amacını güder. Zararlı tutum ve alışkanlıkları önleyici, bilgilendirici özellikleri vardır. Okul aile ve çevre işbirliği içinde öğrencilerin bir bütün olarak gelişmesine yardımcı olur.
Sağlıklı ve tutarlı kişilik özellikleri kazanmalarına, kendilerine güvenlerine geleceğe ilişkin uygun karar almalarına sonuçta kendilerine güvenlerine sağlıklı, başarılı ve mutlu hayat sürdürmelerine yardım eder. Bu nedenle rehberlik hizmetleri eğitim öğretim çalışmalarının ayrılmaz bir parçasıdır sağlıklı bir toplumsal yapı için bu hizmetlerin bireylere sunulması gerekli ve önemlidir.
Rehberlik hizmetlerini gerekli kılan temel faktörleri özgün olarak şu şekilde ifade edebiliriz.
A- SOSYAL NEDENLER:
a)- Toplumun hızlı şekilde değişmesi, karmaşıklaşması ve bunun getirdiği uyum güçlükleri.
b)- Aile yapısı ve ailenin görevlerinin değişmesi.
c)- Kadınların iş hayatına atılması, iş yaşamının karmaşıklaşması.
d)- İş kollarının artması, tercih yapmanın zorlukları.
e)- Okul yapılarının çeşitlenmesi, sınıfta kalma oranının yükselmesi.
f)- Suç olaylarının artması, zararlı alışkanlıkların yaygınlaşması.
g)- Köyden kentlere göç, gecekondulaşma ve bunların getirdiği sorunlar.
h)- Değişen değer yargıları, kuşaklar arası çatışmalar.
I)- Nitelikli ve çok yönlü insan yetiştirme ihtiyacı.
j)- Eğitim yoluyla toplumun kalkınması isteği.
B- PSİKOLOJİK NEDENLER
a)- İnsanın kendisini tanıması anlaması ihtiyacı.
b)- Bireyler arası farkların eğitim ve gelişimlerindeki farklarla birlikte farklı eğitim ve bireyi eğitimin temeline görüşlerin ağırlık kazanması farklı eğitim ve bireyi eğitimin temeline alan görüşlerin ağırlık kazanması.
c)- Duygusal yaşamın önem kazanması, duygusal gelişimin eksikliklerinin tamamlanması.
d)- Benlik tasarımının insan hayatında öneminin artması, uygun benlik oluşturma istek ve ihtiyacı.
e)- Eğitsel ve mesleki yönlendirmelerin erken yaşlarda başlamasının avantajları bir şekilde değerlendirilmesi gerekliği.
f)- İlgi ve özellikleri geliştirmek için eğitsel ve boş zamanların verimli bir şekilde değerlendirilmesi gerekliliği.
g)- Bireysel ve aktif öğretime dayalı programların merkezde oluşu anlayışının getirdiği ayrıcalıklar.
C- FELSEFİ NEDENLER
a)- İnsanın değerliliği ilkesi.
b)- İnsanın özerkliliği.
c)- İnsanın gelişim gücü.
d)- Bireysel ve toplumsal görüş.
e)- Değerlendirme ölçütü.
7-REHBERLİK NE DEĞİLDİR?
a)- Rehberlik çocuğun elinden tutup yürütmek, bütün ihtiyaçlarını karşılamak değildir.
b)- Rehberlik öğrenciyi korumak, her sıkıntıdan kurtarmak, problemlerini çözmek için doğrudan yardım yapma değildir.
c)- Rehberlik öğrenciye öğüt vermek, telkinde bulunmak, tavsiye yapmak değildir.
d)- Rehberlik öğrencilere test uygulamak, anket yapmak, fiş doldurmak dosya tutmak gibi rutin işler değildir.
e)- Rehberlik okulda disiplini sağlama, öğrencileri tehdit etme, kontrol altında bulundurma, onları yargılama işi değildir.
f)- Rehberlik idarenin istek ve arzularını öğrencilere empoze etmek, öğrenci ile okul idaresi arasında aracılık etmek işi değildir.
g)- Rehberlik öğrencilerin devamsızlıklarını incelemek, karne yazmak sekreterlik yapmak değildir.
h)- Rehberlik öğrenciyle ahbaplık etmek, sohbet yapmak, dertleşmek değildir.
I)- Rehberlik bilgi vermek, ikna etmek inandırarak ve önderlik ederek çocukların davranışlarını etkilemek değildir.

8-REHBERLİK NEDİR?
a)- Rehberlik öğrencinin kendisine yardım etmesi ağırlıklı çalışmalardır.
b)- Rehberlik öğrencinin kendisini tanıması ortaya koyması,kendi kararlarını kendisi vermesi, kendi hayatını kendisi yönlendirmesi ve sonuçlarında sorumlu olması işidir.
c)- Rehberlik isteklilik ve gönüllülüğe dayalı bir yardımdır.
d)- Rehberlikte öğrenci hakkında hazırlanan test, anket, bilgi toplama amaç değil, öğrencilere yardımcı olmak için kullanılan araçtır.
e)- Rehberlikte danışan öğrencilerin özellikleri ne olursa olsun, hasta olarak algılanmaz ve özelliklerine kişiliklerine saygı duyularak yürütülen çalışmalardır.
f)- Rehberlikte ilişkiler tek yönlü olmayıp, rehber ile öğrencinin karşılıklı saygı, hak, sorumluluk işbirliğine dayalı bir etkileşim ilişkisidir.
g)- Rehberlikte öğrenci hakkında edinilen bilgiler açık yakalama, tehdit etme baskı aracı olarak kullanılmayıp gizli ve özel her türlü bilgiler onun en verimli gelişimi için kullanılır ve gizli tutulur.
h)- Rehberlik öğrencinin karşılaştığı veya ileride karşılaşacağı problemler için öngörü kazandırmak, problemlere hazır hale getirmek, çözüm için beceri ve anlayış oluşturmaktır.
I)- Rehberlik bireyin benlik ve kişilik gelişimine yardımcı olmaktır.
j)- Rehberlik disiplin işi değildir. Yalnız öğrencilere her türlü uyumları için, program ve birlikte yaşama, bilmeden hatalara düşmemeye yönelik kurallar hakkında bilgi verilebilir.
k)- Rehberlik öğrencilerin her türlü eğitimi ve gelişimi için uygun ortam yaratmaktır.
l)- Rehberlik sadece sorunlu olan öğrencilerin problemlerinin çözümüne yardımcı olma, onlara bir takım hizmetler sunmayla sınırlı değildir. Önleyici, yönlendirici, uyum sağlayıcı, geliştirici, bütünleştirici, aydınlatıcı fonksiyonlarıyla diğer öğrencilere de hitap etmektedir.
m)- Rehberlik sadece psikolojik danışma değildir, rehberlik aynı zamanda bir kişilik hizmetleri topluluğu olarak sağlık,sosyal kültürel v.b hizmetleri de içermektedir.

9- REHBERLİKTE UYULACAK AHLAKİ VE ETİK KURALLAR
a)- Rehberlik hizmetlerini yürüten uzmanların sürekli olarak verdikleri hizmetin kalitesini yükseltmeye çalışması, bunun için mesleki hazırlığın sürekli olarak yenilemeye ve geliştirmeye çaba göstermesi gereklidir.
b)- Rehber öğretmelerin, bu hizmetlerin toplumda benimsenmesi, yaygınlaşması ve böylece bir meslek olarak gelişmesi için bu hizmetlerin çevrede tanıtılmasına, bu hizmetlerle ilgili olumlu kamuoyu gelişmesi için bu hizmetlerin çevrede tanıtılmasına, bu hizmetlerle ilgili olumlu kamuoyu gelişmesine çaba göstermelidirler.
c)- Rehber öğretmenler kendi meslektaşlarından her zaman ahlaki kurallara uygun davranışlarını düzeltmek, bu konuda çaba göstermek her danışmanın görevidir.
d)- Rehberler kendi çalışmaları hakkında gerektiğinde diğer arkadaşlarına, üst yöneticilere yada kamuoyuna bilgi verirken, verilen bilginin doğru ve duruma uygun olmasına dikkat etmelidirler.
e)- Rehber öğretmenler, öğrenciler hakkında edindikleri bilgileri (özel) gizli tutmak zorundadırlar. Ancak bu bilgilerin bazıları gerektiğinde araştırma ve mesleki yetişme amacıyla kullanabilirler. Bu durumda bile öğrencilerin kimlikleri saklı tutulmalıdır. Bilgiler tehdit, baskı aşağılayıcı olarak kullanılmasına müsaade etmemelidirler.
f)- Rehber öğretmenler öğrenciye ehliyetini aşan konularda yardım yapamadıkları zaman başka kişi ve kurumlara yönlendirmeye yardımcı olmalıdırlar.
g)- Rehberler ilgili çalışmalarının ehliyetini aşan konulardan kaçınmalıdırlar.
h)- Rehberler öğrencilere çeşitli psikolojik ölçme araçları uygulayıp sonuçlarını yorumlarken, kendi mesleki yeterlilik ve ehliyetini aşan konulardan kaçınmalıdırlar.
i)- Rehber öğretmenler öğrencilere yardımcı olurlarken, onların sahip olduğu bütün seçme, karar verme haklarına saygılı olmak ve bu hakların devamını sağlamak zorundadırlar. Ayrıca öğrencilerin tercih ve kararlarını uygun görme veya görmeme yetki ve sorumluluğuna sahip olmadığını bilmelidirler.
j)- Rehberlikte öğrencilerle olan ilişkiler karşılıklı saygı, güven, samimiyet ve gönüllülük esasına dayanmalıdır.
k)- Rehberlikte psikolojik yardım alan kişi ne kadar problemli olursa olsun hasta değil, normal bir insan olarak ele alınmalı, saygı ve anlayışlı karşılanmalıdır.
l)- Rehberlik hizmetleri bir anda olup biten hizmet olmayıp, sürekli demokratik ortam içinde ve insancıl bir anlayışla sunulmalıdır.
10-REHBER ÖĞRETMENDE BULUNMASI GEREKEN ÖZELLİKLER
a)- Rehber öğretmen gelen olarak insanlara karşı saygı ve değer verici tutuma sahip olmalıdır.
b)- Rehber öğretmen yardımsever ve yardım yapmaya istekli olmalıdır.
c)- Rehber öğretmen özverili olmalıdır.
d)- Rehber öğretmen, öğretmen öğrenci ve velilerle işbirliği ve bağdaşım içinde olmalıdır.
e)- Rehber öğretmen maskesiz, saydam (İçi dışı bir) olmalıdır.
f )- Rehber öğretmen insanları karşı ön yargısız olmalıdır.
g)- Rehber öğretmen şartsız kabul, olumlu ilgi, saygı ve kabul edici olmalıdır.
h)- Rehber öğretmen EMPATİK anlayışa sahip olmalı, olay ve sorunlara danışanın bakış açısıyla bakabilmelidir.
I)- Rehber öğretmen içtenlikli olmalıdır.
j)- Rehber öğretmen güvenilir ve dürüst olmalıdır.
k)- Demokratik tutum, hak ve eşitlik anlayışına sahip olmalıdır.
l)- Gelişmeye açık, araştırıcı, bilimsel, dinamik olmalı, mesleki gelişime katkıda bulunmalıdır.
m)- Rehber öğretmen kendine güvenli ve kendine değer verici olmalıdır.
n)- Bütünleştirici, uzlaştırıcı, yapıcı ve yaratıcı, problem çözme bilgi ve becerisine sahip olmalıdır.
11- REHBERLİKTE HİZMET ALANLARI
a-Alıştırma-Oryantasyon
b- Bireyi Tanıma
c-Bilgi toplama ve yayma
d-Psikolojik Danışma
e – Yöneltme
f –İzleme
g –Danışmanlık-Konsültasyon
h – Çevre ve veli ilişkileri
ı – Değerlendirme
12- REHBERLİĞİN TEMEL ÖZELLİKLERİ
a-Rehberlik bireylere yardım etme işidir
b-Rehberlik bir süreçtir
c-Rehberlik bilimsel ve profesyonel yardımdır
d- Rehberlik bireyin kendisini gerçekleştirmesine yardım etmektir.
13-OKUL REHBER ÖĞRETMENİNİN GÖREVLERİ
- Rehberlik programının hazırlanmasında ve uygulanmasında sınıf öğretmenlerine yardım eder,
- Okula yeni gelen öğrencilere okulun tanıtımını yapar.
- Eğitim-öğretim, disiplin, rehberlik, program, mevzuat, konularında yazı hazırlar ve öğrencilere duyurulmasını yapar.
- Sınıf öğretmenleriyle görüşerek problemli ve rehberliğe muhtaç öğrencileri tespit eder, şahsi ve ailevi problemlerinin çözümü için gerekli çalışmaları yapar.
- Öğrencilerin uyum ve gelişim durumlarını takip eder görülen aksaklıkları düzeltmeye çalışır.
- Öğrencilerin gidebileceği üst okullar, çalışabileceği iş ve meslekler hakkında bilgi toplar ve bilgileri öğrencilere duyurur.
- İş ve meslekle ilgili programlar hazırlar okul ve iş yerlerine öğrencilerle birlikte gezi düzenler.
- Öğrencilerin genel ve özel yetenekleri ile, ilgileri kişilik , özellikleri, bilgi seviyeleri hakkında bilgi toplamak amacıyla test anket ve psikolojik ölçme araçlarını uygular, sonuçları toplu dosyaya işler, özel ve şahsi bilgileri gizli tutar.
- Öğretim programları, okul ve meslek seçimi, başarısızlık, uyum aile problemleri konularında öğrencilere psikolojik danışmanlık yapar.
- Öğrencilerin rehberlik ve psikolojik danışmaya olan ihtiyaçlarını, problemlerini başarılarını etkileyen faktörleri...konularında inceleme ve araştırma yapar sonuçları üzerinde öğrencilere ve okul yönetimine tekliflerde bulunur.
- Rehberlik ve psikolojik hizmetlerle ilgili kayıt tutar, ilgili yazılara cevap yazar ve istenilen raporları düzenler.
- Öğrencilerin durumlarıyla ilgili konularda velilere açıklama yapar.
Rehberlikte kullanılacak test araç ve gereç ve envanter anket ve toplu dosya gibi araçların hazırlama ve geliştirme çalışmalarını yapar.
-Çevrede hizmet veren kuruluşların ve diğer okulların çalışmalarını takip eder ve bunlarla işbirliği yapar.
-Disiplin kurulu toplantılarına istişari mahiyette katılır olayların yorumunda ve ceza tedbirinde görüşlerini belirtir.
-Öğretim yılı sonunda uygulanan rehberlik faaliyetini, meydana gelen aksaklıkları, gerekli ihtiyaçları, ve bu konularla ilgili tekliflerini belirten bir rapor hazırlayarak okul müdürlüğüne verir.
14- SINIF ÖĞRETMENLERİNİN GÖREVLERİ:

- Sınıf rehber öğretmeni aşağıdaki görevleri yapar:

a) Okulun rehberlik ve psikolojik danışma programı çerçevesinde sınıfın yıllık çalışmalarını plânlar ve bu plânlamanın bir örneğini rehberlik ve psikolojik danışma servisine verir.

b) Rehberlik için ayrılan sürede sınıfa girer. Sınıf rehberlik çalışmaları kapsamında eğitsel ve meslekî rehberlik etkinliklerini, rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri servisinin organizasyonu ve rehberliğinde yürütür.

c) Sınıfındaki öğrencilerin öğrenci gelişim dosyalarının tutulmasında, rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri servisiyle iş birliği yapar.

d) Sınıfa yeni gelen Öğrencilerin gelişim dosyalarını rehberlik ve psikolojik danışma servisi ile iş birliği içinde inceler, değerlendirir.

e) Çalışmalarda öğrenci hakkında topladığı bilgilerden özel ve kişisel olanların gizliliğini korur.

f) Sınıfıyla ilgili çalışmalarını, ihtiyaç ve önerilerini belirten bir raporu ders yılı sonunda ilk hafta içinde rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri servisine iletir.

g) Öğrencilerin ilgi, yetenek ve akademik başarıları doğrultusunda eğitsel kollara yöneltilmeleri konusunda psikolojik danışmanla iş birliği yapar.

h) Okul müdürünün vereceği, hizmetle ilgili diğer görevleri yapar.
İlköğretimde 1'inci sınıftan 5'inci sınıfa kadar olan sınıfları okutan öğretmenler de bu görevleri kendi sınıflarında; üst sınıflardaki sınıf rehber öğretmenleri gibi, öğrencilerinin yaş, gelişim, eğitim durumları, bireysel özellikleri ve gereksinimleri doğrultusunda, rehberlik ve psikolojik danışma servisinin eş güdümünde yürütürler.

- Rehberlik bürosunca verilen yıllık çalışma programı çerçevesinde kendi sınıfı için yıllık çalışma programı hazırlar.
- Sınıfıyla ilgili çalışmalarda rehber öğretmene her türlü yardımda bulunur.
- Problemli öğrencilerle görüşme yapar.
- Şahsi ve ailevi problemlerinin çözümü için gerektiğinde okul yönetimi, öğretmenler ve ailelerle işbirliği içinde çalışır. Sonuçları rehber öğretmenle birlikte toplu dosyaya işler.
- Rehber öğretmenle işbirliği yaparak seçmeli ders, bölüm, okul, iş ve meslek seçiminde öğrencilere yardım eder.
- Öğrencilerin eğitici kol çalışmalarına etkin bir şekilde katılımlarını sağlar.
- Rehber öğretmenle iş birliği yaparak öğrenciyi tanımak, gerekli bilgileri toplamak için form, fiş, gözlem kartları, anket, test ve benzerlerini uygular.
- Sonuçları değerlendirir ve rehber öğretmene bildirir, dosyaya işler.
- Başka okullardan gelen öğrencilerin dosyalarını inceler ve değerlendirir.
- Sosyal ilişkileri zayıf olan öğrencileri, bu ilişkilerini geliştirmek için eğitici çalışmalar yapar.
- Öğretim yılının sonunda yaptıkları her türlü rehberlik çalışmalarını, aksaklıkları, sağlanması gereken imkanları, ve teklifleri kapsayan raporu rehber öğretmene verir.
- Okul müdürünün rehberlikle ile ilgili diğer görevleri de yapar.




15-OKUL MÜDÜRÜNÜN GÖREVLERİ

- Okul müdürü aşağıdaki görevleri yapar:

a) Okulda rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin sağlıklı şekilde yürütülebilmesi için, hizmetin gerektirdiği fiziksel şartları ve uygun çalışma ortamını hazırlar, kullanılacak araç ve gereci sağlar.

b) Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri yürütme komisyonunu kurar, bu komisyona başkanlık eder.

c) Okulun rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin yürütülmesi İle ilgili yıllık program ve yürütme plânının hazırlanmasını sağlar ve uygulanmasını izler.

d) Okulun psikolojik danışman ihtiyacını, öğrenci sayısını ve bu sayıdaki artışı dikkate alarak belirler
ve bulunduğu il veya ilçe millî eğitim müdürlüğünün ilgili bölümüne bildirir.

e) Okulda birden fazla psikolojik danışman varsa birini koordinatör olarak görevlendirir.

f) Rehberlik ve psikolojik danışma servisinde birden fazla psikolojik danışman olması hâlinde;program, plânlama, araştırma gibi birlikte yapılması gereken görevler dışında, hizmetlerin yürütülmesinde öğrenci sayıları, sınıflar, meslekî formasyon ve özel beceriler gibi ölçütlere göre gerektiğinde psikolojik danışmanlar arasında iş bölümü yapar. Ancak bu iş bölümünün dengeli olmasına ve hizmetlerin gerektirdiği eş güdüm ve bütünlüğü zedelememesine dikkat eder.

g) Rehberlik ve psikolojik danışma servisiyle iş birliği yaparak okuldaki Öğretmenleri her sınıfa bir sınıf rehber öğretmeni olmak üzere görevlendirir. Zorunlu olmadıkça sınıf rehber öğretmenlerini sınıftaki öğrencilerin mezuniyetine kadar değiştirmez ve sınıf rehber Öğretmenlerini bir zorunluluk bulunmadıkça yönelim işlerinde görevlendirmez.

h) Okuldaki rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin ve bu konudaki programın verimli ve düzenli bir biçimde yürütülmesi için psikolojik danışman, sınıf rehber öğretmenleri, öğrenciler ve veliler arasında eş güdümü sağlamak İçin gerekli özeni gösterir.

ı) Öğrencileri yönlendirme çalışmalarında rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri servisi elemanları, öğrenciler, veliler, sınıf rehber öğretmenleri, branş Öğretmenleri ve diğer yöneticiler arasında iş birliği ve organizasyon ile değerlendirme sonuçlarının bir bütünlük içinde kayıtlarının tutulmasını sağlar.

i) Başka eğitim-öğretim kurumlarından gelen öğrencilerin gelişim dosyalarını, geldikleri eğitim kurumlarından ister ve rehberlik ve psikolojik danışma servisine iletir.

j) Rehberlik ve psikolojik danışma servisince hazırlanan program ile yürütme plânının birer örneğini ders yılının başladığı ilk ay içerisinde, yıl sonu çalışma raporunun bir örneğini ise ders yılının tamamlandığı ay içerisinde bağlı bulunduğu rehberlik ve araştırma merkezine gönderir.
16- ÖĞRETİM KADEMELERİNE GÖRE REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA HİZMETLERİ
- Okul öncesi eğitim ve İlköğretimde hizmetler genel olarak; öğrencinin kendisi, öğretmeni/öğretmenleri ve ailesi tarafından yetenek, beceri ve diğer özelliklerinin fark edilmesine, öğrencinin yetiştiği ortamın iyileştirilmesine, bireysel ve sosyal gelişimlerinin desteklenmesine, etkili öğrenme ve çalışma becerileri ile motivasyonlarının artırılmasına, ilköğretim sonrası eğitime ve orta öğretime devam edemeyecekler için mesleğe yönlendirmeye yöneliktir.
Orta öğretimde ise hizmetler genelde; üst öğrenime, meslek alanlarına ve mesleğe yönelmede, etkili öğrenme ve çalışma becerileri geliştirmede, meslekler ve gerektirdiği özellikler ile meslek ve çalışma yaşamı konusunda bilinçlendirmede, bireysel özelliklerini değerlendirip farkındalık düzeyini geliştirmede, bireysel ve sosyal gelişimin sürdürülüp yetişkin yaşamına hazırlanmada yoğunlaşır. Orta öğretimdeki hizmetlerde okul türlerine göre gerekli uyarlamalar yapılır. Yaygın eğitimdeki rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri genelde kursiyerlerin mesleğe ve işe yönlendirilmesini, iş yaşamına hazırlığı, bireysel ve sosyal gelişimlerinin desteklenmesini kapsar.
Örgün ve yaygın eğitimdeki rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinde, sorunlara erken müdahale ve Özellikle sorunun oluşmamasına yönelik gelişimsel, koruyucu yaklaşım esastır.
17-REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA SERVİSLERİNİN KURULUŞU
- Resmî ve özel eğitim-öğretim kurumlarında rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerini yürütmek üzere, rehberlik ve psikolojik danışma servisi kurulur. Bu servise öğrenci sayısına göre yeterli eleman atanır. Hizmetin özellikleri açısından uygun fizikî ortam ve gerekli donatım sağlanır.
- Rehberlik ve psikolojik danışma servisi rehberlik ve araştırma merkeziyle koordineli çalışır.

Psikolojik danışmanı bulunmayan eğitim-öğretim kurumları sınıf rehber öğretmenliğine ilişkin rehberlik hizmetleri kapsamında, yürütme kurulu aracılığıyla rehberlik ve araştırma merkezleriyle iş birliği içinde çalışır.

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yürütme Komisyonu

- Her eğitim-öğretim kurumunda rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin planlanması, eş güdümün ve kurum içindeki iş birliğinin sağlanması amacıyla rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri yürütme komisyonu oluşturulur.
Bu komisyon, ders yılında birinci ve ikinci dönemin başladığı ilk ay ile ders yılının tamamlandığı son ay içerisinde olmak üzere, yılda en az üç defa toplanır.
Ayrıca ders yılı içinde gerektiğinde okul müdürünün uygun gördüğü tarihlerde de toplanabilir.
Rehberlik ve psikolojik danışma servisindeki psikolojik danışmanlar bu komisyonun sürekli üyesidir. Diğer üyeler her ders yılı başında öğretmenler kurulunda yeniden belirlenir.

Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri yürütme komisyonu okul müdürünün başkanlığında aşağıdaki üyelerden oluşturulur:

a)Müdür

b) Rehberlik ve psikolojik danışma servisi psikolojik danışmanları.
c) Sınıf rehber öğretmenlerinden her sınıf seviyesinden seçilecek en az birer temsilci.

d) Disiplin kurulundan bir temsilci.

e) Okul-aile birliği ve okul koruma derneğinden birer temsilci.

f) Okul öğrenci temsilcisi.


Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yürütme Komisyonunun Görevleri

- Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri yürütme komisyonu aşağıdaki
görevleri yapar
:
a) Rehberlik ve psikolojik danışma servisince hazırlanan yıllık program ve yürütme plânını inceler, bu konudaki görüşlerini bildirir. Uygulanması için gerekli önlemleri karara bağlar.

b) Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin yürütülmesi sırasında hizmetlere ilişkin çalışmaları ve ortaya çıkan sorunları İnceler, değerlendirir ve bunların çözümüne ilişkin önlemleri belirler.

c) Eğitim ortamında; öğrenciler, aileler, yöneticiler, öğretmenler ve psikolojik danışmanlar arasında sağlıklı ve uyumlu ilişkiler kurulabilmesi için gerekli önlemleri görüşür ve yapılacak çalışmaları belirler.

d) Yönlendirmeye ilişkin eğitsel ve meslekî rehberlik çalışmalarında ve öğrencileri yönlendirmede, okuldaki eğitim-öğretim etkinlikleri ile eğitsel etkinliklerden karşılıklı olarak yararlanılabilmesi için gerekli önlemleri ve çalışmaları belirler.

e) Yapılacak çalışmalarda birey, aile, ilgili kurum-kuruluşlara yönelik iletişim ve iş birliğine ilişkin önlemleri belirler.

Psikolojik danışmanı bulunmayan eğitim-öğretim kurumlarında gerektiğinde rehberlik ve araştırma merkezinden bir uzmanın bu komisyona katılması sağlanır.

Çalışma Saatleri ve İzinler


- Rehberlik ve araştırma merkezlerinde görevli uzmanlar ve psikolojik danışmanların çalışma saatleri ve izinleri ile ilgili konular, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 99, 102, 103, 104 üncü maddeleri esaslarına göre düzenlenir.

Rehberlik ve psikolojik danışma servislerinde görevli psikolojik danışmanların çalışma süreleri haftalık 30 iş saatidir. Günlük çalışma saatleri eğitim-öğretim kurumunun özellik ve ihtiyaçlarına göre okul müdürlüğünce düzenlenir. Bu elemanlar izin ve tatillerini diğer öğretmenler gibi kullanırlar.


Verilemeyecek Görevler


-Eğitim-öğretim kurumlarındaki rehberlik ve psikolojik danışma servislerinde görevli psikolojik danışmanlara yönetim, büro işlerinde, ders, nöbet ve sınav gibi rehberlik ve psikolojik danışmadaki hizmet alanlarıyla ilişkisiz konularda görev verilemez. Ancak bu durum yönetici olarak atanmalarına engel teşkil etmez.
SORULAR
1- _ En geniş anlamda rehberlik;
a)Öğrencinin sağlıklı ve tutarlı karar vermesini sağlamaktır.
b) Öğrencinin kendi kendisini gerçekleştirmesini sağlamaktır.
c) Öğrencileri problem çözmede bağımsız hale gelmelerini sağlamaktır.
d) Öğrencilerin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda gelişmelerini sağlamaktır.
2- -Aşağıdakilerden hangisi “Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri İl Danışma Komisyonu “nun görevlerinden biridir?
a) İl düzeyinde hizmetleri planlama,koordine etme ve değerlendirme.
b) Araç-gereç temin etme ve personel atama.
c) İl düzeyinde hizmetleri planlama,koordine etme ve denetleme.
d) İhtiyaçları belirleme,rapor hazırlama ve çalışmaları denetleme.
3- _Aşağıdakilerden hangisi “Rehber öğretmen”de bulunması gereken kişilik özelliklerinden birisi değildir?
Rehber öğretmen;
a)Empatik anlayışa sahip olmalıdır.
b) İnsanlara karşı saygı ve değer verici tutuma sahip olmalıdır.
c) Saydam ve ön yargısız olmalıdır.
d)-hepisi

4- -Aşağıdakilerden hangisi rehberlik hizmetlerini gerekli kılan “Sosyal” nedenlerden birisi değildir?

a)Toplumdaki hızlı değişmeler ve uyum güçlüğü.
b)Değişen değer yargıları ve kuşaklar arası çatışmalar.
c)İnsanların kendini tanıma ve anlama ihtiyacı.
d)İş kollarının artması ve mesleki tercihlerin güçleşmesi.
d) Alıcıdan çok verici ve fedakar özellikte olmalıdır
5- _Okul rehberlik programı hazırlanırken hangi husus dikkate alınmaz?

a)Milli Eğitim mevzuatı.
b)Okulun amaçları,imkanları,türü,kademesi
c)Öğrencilerin gelişim özellikleri,ilgi ve ihtiyaçları.
d)Okul çevresinin okuldan beklentileri.
**********************************************

İNSANLAR VARDIR...
İNSANLAR VARDIR...

İnsanlar vardır üstü nilüferlerle kaplı,
Bulanık bir göl gibi
Ne kadar uğraşsanız görünmez dibi
Uzaktan görünüşü çekici, aldatıcı
İçine daldığınızda ne kadar yanıltıcı.
Ne zaman ne geleceğini bilemezsiniz
Sokulmaktan korkarsınız, güvenemezsiniz.

İnsanlar vardır berrak, pırıl pırıl bir deniz
Boşa gitmez ne kadar güvenseniz
Dibini görürsünüz, her şey meydanda
Korkmadan dalarsınız sizi sarar bir anda
İçi dışı birdir çekinme ondan
Her sözü içtendir, her davranışı candan.

İnsanlar vardır coşkun bir akarsu
Bent, engel tanımaz, akar durur,
Su yaklaşmaya gelmez alır sürükler,
Tutunacak yer göstermez beyaz köpükler
Ne zaman nerede bırakacağı belli olmaz
Bu tip insanla bir ömür dolmaz.

İnsanlar vardır derin bir okyanus
İlk anda ürkütür, korkutur sizi
Derinliklerinde saklıdır gizi
Daldıkça anlarsınız, daldıkça tanırsınız,
Yanında kendinizi içi boş sanırsınız.

İnsanlar vardır Sakin akan bir dere
İnsanı rahatlatır, huzur verir gönüllere
Yanında olmak başlı başına mutluluk
Sesinde, görüntüsünde tatlı bir durgunluk.

İnsanlar vardır çeşit çeşit, tip tip
Her biri başka bir karaktere sahip
Görmeli, incelemeli, doğruyu bulmalı
Her şeyden önemlisi insan, insan olmalı.





ADANARAM@MYNET.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın